Aslı Narin ile Carpe Noctem Üzerine

 İstanbul doğumlu Aslı Narin, Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarım Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra yüksek lisansını aynı alanda Goldsmiths, University of London’da yaptı. Aslı Narin’in 2016 yılından beri Millî Reasürans Sanat Galerisi için hazırladığı “Carpe Noctem” sergisinde yakın dönemde ürettiği fotoğraf serileriyle beraber buluntu fotoğraflardan oluşan bir başka seriyi de görmek mümkün. Sergiye ismini veren Carpe Noctem’de geceyi hakkını vererek yaşama çağrısında bulunan sanatçı, hem gece sokakta yaptığı gezintilerle fotoğrafların kahramanı hem de gecenin hayatı kavramaya dair bir araştırmacısı olarak karşımıza çıkıyor. 29 Aralık'a kadar görebileceğiniz "Carpe Noctem" sergisi hakkında sanatçı ile kısa bir sohbet gerçekleştirdik.

asli narin

- Büyük duvara sıvanmış fotoğrafları yerleştirirken bir hikaye anlatımı düşüncesi gelişti mi? Küratör Rana Öztürk ile yerleşim konusunda nasıl çalıştınız? İzleyicide uyandırmak istenilen duygu ne oldu?

Bu fotoğrafları yerleştirirken bir hikayeden çok izleyiciyi bir atmosfere, dünya dışı bir mekana çekmek, izleyiciyi sergide spiritüel bir deneyim hissettirmek aklımda vardı. Yerleştirmenin nasıl olacağını fotoğrafları üretirken az çok karar vermeye başlamıştım. Rana ise beni daha farklı boyutlarda fotoğraflar eklemek ve işleri tüm ana salona  yaymak konusunda cesaretlendirdi. Yerleştirme kararlarını ise sergiyi kurarken, hissel olarak verdik. Mekanın içinde durdukça mekanın nasıl deneyimlendiğini anlamaya çalışarak fotoğrafları yerleştirdik.  İzleyicinin bu salona girdiğinde hissetmesini istediğim gecenin her ne kadar gizemli ve belirsiz bir hissi olsa da özgürleştirici ve içinde olmayı istenilecek, her zaman negatif olarak kodlansa da pozitif hislerin de yer bulabildiği bir alanmış gibi hissetmesiydi. Bir yandan da gecenin farklı farklı kişilere-portre fotoğraflarından yola çıkarsak- yani herkese ait olduğu ve içinde herkesin kendi hikayesiyle dolaştığı, bu hikayelerin bazen iç içe geçtiği, bazen de olmadığı bir labirent havası vermekti. Bunu özellikle sokak fotoğraflarındaki seçimlerle-köşeler, merdivenler, ara sokaklar-yapmaya çalıştım.

- Sergide buluntu fotoğraflarla kendi çektiğiniz fotoğrafları, fotoğrafların ise hem negatif hem de pozitif hallerini bir arada kullanmanız gece-gündüz ikilemi hakkında bizlere neler söylüyor?

Şansa karşıma çıkmış buluntu fotoğraflar ile kendi çektiğim fotoğrafların bir arada olması aslında sadece kendi kontrol edebildiğimiz deneyimlerimize değil, yolda karşımıza çıkan spontan deneyimlere de yer açmamıza güzel bir örnek olduğunu, gecenin pek de kontrol edilemeyen ve gizemli, oyunbaz hissine uygun olduğunu düşünüyorum.

Bunun yanı sıra gece ve gündüzden bahsederken temelde ışığın olup olmamasından da bahsediyoruz. Bu da fotoğrafı oluşturan en önemli şey olan ışığa ve ışığın fotoğrafı oluşturmasına da referans veriyor ister istemez. Özellikle negatifler, pozitife dönüşmeden önceki, yani fotoğrafın ışıkta pozlanmadan önceki araf halini temsil ettiğinden benim için gecenin içinden gündüzün oluşmasına,  bir süreç halinin olmasına da referans veriyor.  Buluntu fotoğrafların negatif olmasının nedeni aslında görünenin altında görünmeyeni gösterme isteği. Bu fotoğrafların ne olduğuna dair bir kaynağım olmasa da bakıldığında reklam fotoğrafları/stok fotoğraflar olduğunu anlamak mümkün. Pozitif hallerindeki o sahnelenmiş görüntülerin insanın gerçekliğini yansıtmadığı ortada. Fakat negatife dönüştürüldüklerinde hem bize gösterilen imajların görsel kodlarını yani gerçekten nasıl tasarlandığını daha iyi görebiliyoruz, hem de karşımızdaki insan figürleri sadece mutlu olunan bir sahnede değil de artık gerçekten aramızda olan, her halleri ile gözüken insanlara dönüşüyor.

asli narin

- Sergiye hazırlanırken okuduğunuz metinlerden sizi en çok etkileyen hangisi oldu? Neden? Bunu sergiye nasıl yansıttınız?

Byung Chul Han’ın “Şeffaflık Toplumu” kitabı beni en çok etkileyen okuma oldu. Işığın farklı anlamları, ışık altında olmak, devamlı ışık altında tutulmanın bir kontrol mekanizması olduğu ve karanlığın bireysellik ve yaratıcılıktaki önemi üzerine bir ilham kaynağı oldu. Han’ın özellikle ışık altında fazla kalma durumunun “overexposed” yani bir nevi fotoğraftaki aşırı pozlanma hali ile ifade ederek ışık ve toplum ilişkisini incelemesi, gecenin ve karanlığın potansiyeli üzerinde daha yaratıcı bir bakış açısı sunmasının yanı sıra gece ve gündüz ilişkisine politik olarak da bakmama olanak sağladı.

Sergi bülteni için: http://sanatonline.net/etkinlik-takvimi/asli-narin-carpe-noctem 

Yazar Hakkında

avatar
Müzik, Sinema, Tiyatro, Güncel Sanat, Kitap ve Keşif ana başlıkları altında okuyucular, güncel kültür sanat haberlerini takip ederken, yapılan röportajları keyifle okuyor...

TAKVİMİ GÖR

Konser, Sergi, Sahne Şovu, Tiyatro... Nerede? Ne Zaman? Şehirde Ne Varsa Hepsi Burada !

SanatOnline.Net e-posta aboneliği

Sanatsal etkinliklerden haberdar olmak ve sanat haberlerini almak için e-posta hesabınızı bırakabilirsiniz.