“Codex Seragliensis: Batlamyus’a Övgü”

Yazar: Ansen

Claudius Ptolemaios. İslam dünyasında ‘Batlamyus’ ismiyle bilinen Yunan gökbilimci ve coğrafyacı (11. yy.) Dünyayı evrenin merkezi sayan kuramı ile ortaçağ gökbiliminin temelini oluşturmuştur. Batlamyus’un 2000 yıl öncesine dayanan coğrafi harita araştırmaları bugün Codex Seragliensis Ci 57 adlı el kitabı altında kitap olarak toplanmıştır.

Bu kitap ilk olarak derlemeleri ve araştırmalarıyla dağınık bir şekilde 13. yy.’da, Bizans’ta özellikle aranarak bulunmuştur. 1464’te İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet'in, Bizanslı yüksek rütbeli memur Amirutzes'e büyük bir dünya haritası yaptırdığı sırada eline geçmiş ve hayran kalmıştır. Ancak Fatih öldükten sonra bu süreç çok ihmal edilmiş, hatta Topkapı Sarayı’nda kötü şartlar içinde yedi yüz sene gün ışığına çıkmayı beklemiştir. 1926 senesinde, Atatürk’ün isteği ile Topkapı’nın envanteri çıkartılmaya başlandığında Yunanca kitap yeniden keşfedilmiş ve restorasyona başlanmıştır. O tarihte sadece haritalar restore edilebilmiş, diğer sayfalar ve metinler günümüze kadar itinayla korunmuştur. Kitabın günümüzdeki restorasyon ve tıpkıbasım hikâyesi ise 2000’li yıllarda başlamış, gerekli izinlerin alımı sonrasında İstanbul Teknik Üniversitesi’nin ışığında gerçekleştirilmiştir. Ptolemaios Atlası ilk çağdan günümüze kalmış iki atlastan biridir ve bu kitap, Amerika'nın ve pek çok coğrafi keşfin nedeni olmuş çok önemli bir belgedir. Bu serginin oluşum süreci söz konusu kitaptan esinlenerek gerçekleşmiştir ve bir anlamda saygı niteliğindedir.

Keşifler sorasında kolonyal toplumların hükümranlığı dönemiyle beraber keşfedilen yeni diyarların tarih sahnesindeki rollerinin belirlenmesi ile bilim, sanat gibi olguların etkileşimli ve süratle hızlanması doğru orantılıdır.

Bu sergi, bundan önceki sergilerime tematik kaynak teşkil eden ve coğrafi keşifler sonrası tanınmış dünyalardaki kurgusal mekanlarda geçen insan ve güç ilişkilerinin hikayeci bir anlatımına odaklanmış Noirland (ya da bu isime fonetik benzerlik gösteren No-Land) başlıklı bir önceki sergimin farklı mecra seçenekleri ile revize edilmiş edisyonu niteliğindedir.

ansen

Çocukluğumda bana bakmam için verilen ve zihnime kazınacak kadar hayran kaldığım gelişim ansiklopedilerinin resimlemelerinde krallar, liderler, kaşifler, baş kaldıranlar bahsettiğim “Noirland” serisinde fazlasıyla vardı. Bugün bile hayranlıkla baktığım imgelerdeki zengin içeriğin üretimime katkısı, okumayı öğrenip de orada geçen tüm tarihi olaylar ve coğrafi keşiflerle birlikte şekillenmiş oldukları gerçeğini fark etmemden, yani benim için bilginin görsellikle harmanlanmasının kaçınılmaz bir süreç olagelmesinden sonra devam etti. Dolayısıyla yapıtlarımdaki figüratif anlayışın aktörleri arasında yer alan, suikast için yetiştirilmiş bir geyşanın bir noktada tarihi değiştirip değiştiremeyeceği, ya da bir saray ressamının kralına ne derece samimi ve cesur bir tabiat gösterebileceği menşeili sorgulamaların yanı sıra, Marie Antoinette gibi kült bir karakterin tüm o sefahatin içerisinde halkının sabrından ne kadar haberdar olduğu, Magna Carta Anlaşması’nın, Jeanne d’Arc’ın kahramanlığının günümüz sahnesindeki izdüşümleri ile onların devamı niteliğindeki tekerrürleri bu serginin konusu oldu.

Niyetim, adeta çocukluğumda ilk gördüğüm resimli ansiklopedinin etkilerini yetişkin zihnimdeki yeni kurgularıyla tekrardan çarpıştırmak...

Çoğunluğu hayal ürünü olan distopik kurgulamalarla tüm o tarihi aktörlerin eksenlerine, etkilerine, dünya coğrafyasını şekillendirişlerine ve günümüz dünyasındaki küresel güç odaklarının miras kaynaklarına değinmeye gayret göstererek izleyiciyi mümkün olabildiğince bu diyarların gizemli odalarında gezdirebilmeyi hayal ettim.

Nitekim bu sergi “güç ve insan” odaklı yapıtlarıma adeta bir tekrar hatırlatma mahiyetinde diyebilirim.

Yapıtlarımdaki formlarda her seri için farklı materyallerin kullanım ve çağrışımlarından faydalanırım. Bu kez de çok daha farklı bir malzemeyi, tıraş köpüğünü kullanarak bazen doğaçlama, bazen kasıtlı müdahalelerle oluşturduğum biçimleri başka dijital metotlarla harmanlayarak kullandım. Malzemenin yapısal özelliği olan gotik formları ortaya çıkarırken  kullanımı sırasında çabuk eriyebilme özelliğinin dezavantajını bir avantaja çevirmeye yoğun çaba gösterdim. Cam üzerinde çabucak müdahale ettiğim tıraş köpüğü formlarıyla türettiğim kompozisyonları gerek dijital ortamda, gerekse de elimdeki farklı materyallerle şekillendirdim. Malzemenin çabuk eriyen, deforme olabilen süreçlerinden konstrüktif bir yapı ortaya çıkarabilmek adeta bir yarışı andırıyor. Böylelikle coğrafi keşiflerin o çetrefilli yolları ile emprovize gelişen köpük formlarının ilişkisi, sanatçının malzeme keşfi ile doğal bir paralellik gösterirken, onun bu maceraya kayıtsız kalmadığını da imliyor bir anlamda.

Desiderius Erasmus’un da dediği gibi;“Talih, cesaretli ve atılganlara güler yüz gösterir.”

İyi seyirler.

Sergi: “Codex Seragliensis: Batlamyus’a Övgü”
Yer: x-ist
Tarih: 15 Kasım-15 Aralık

 

Yazar Hakkında

avatar
Müzik, Sinema, Tiyatro, Güncel Sanat, Kitap ve Keşif ana başlıkları altında okuyucular, güncel kültür sanat haberlerini takip ederken, yapılan röportajları keyifle okuyor...

TAKVİMİ GÖR

Konser, Sergi, Sahne Şovu, Tiyatro... Nerede? Ne Zaman? Şehirde Ne Varsa Hepsi Burada !

SanatOnline.Net e-posta aboneliği

Sanatsal etkinliklerden haberdar olmak ve sanat haberlerini almak için e-posta hesabınızı bırakabilirsiniz.