Deniz Demirel ile Inside Sergisi Hakkında

deniz demirel inside

Röportaj: Özgenur Geriş

24 Mart – 14 Nisan 2018 tarihleri arasında Kaş Sanat Galerisi’nde Buse Ferruhpur küratörlüğünde sanatçı Deniz Demirel’in “Inside” isimli kişisel sergisi izleyici ile buluşuyor. Hem sanatçının üretim sürecinden hem de doğaya karşı vahşileşmemiz konusunda sohbet ettik.

Kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?

1984 İstanbul doğumluyum. Öğrenim hayatım boyunca (üniversiteye gelene kadar) birçok okulda okudum; çünkü geçimsiz bir öğrenci olarak değerlendirildim. Hala da uyumlu biri olduğum söylenemez. Bu yüzden İstanbul Kültür Üniversitesi’nden mezun oldum diyebilirim sadece. Özellikle sanatın yapım sürecinin içerisinde bulunmak hep hoşuma gitmiştir. Şu anda da bunu yapıyorum. Kendimce çeşitli problemler yaşadığımdan “Inside” isimli kişisel sergimin üretim sürecine gelinceye dek daha önceden ürettiğim tüm işlerimi imha etmiştim. Şimdi ise yok etmek yerine paylaşmaya karar verdim. Durduğum noktadan eminim ve bu yaratım sürecinin kendim ve sanatseverler için en iyisi olduğu kanısındayım.

Vücuda getirdiğim her şeyi yok ediyordum

İstanbul Kültür Üniversitesi Sanat Yönetimi Bölümü Plastik Sanatlar Branşı’ndan mezunsunuz. Küratör yetiştirmeye çalışan bir bölümden mezun olup sanatçı olmaya nasıl karar verdiniz? Bu kararınızda sizi etkileyen biri ya da bir olay var mı?

Açıkçası liseden sonra üniversite okumayı düşünmüyordum ve üniversite okumaya 12 sene sonra karar verdim. Üniversiteden önce çeşitli sektörlerde çalıştım. Yeditepe Üniversitesi’nde öğrenim dili İtalyanca olan Sanat Tasarım Bölümü olduğunu öğrendim ve eğitim hayatına tekrardan dönmeye karar verdim. Yetenek sınavına girdiğim gün bölümün o dönemden itibaren kapandığını duyunca soluğu İstanbul Kültür Üniversitesi’nde aldım. Zor olsa da “Zaten özel bir yeteneğim var, olaya başka bir açıdan yaklaş ve işin bir de işletme yönüne bak” diyerek kendimi avuttum. Aslında bölümü gün geçtikçe daha çok sevmeye başladım. Okul bittiğinde ise hem sanat hem de işletme hakkında bilgi sahibi olacaktım ve bu benim için bir avantajdı. Sanatçı olma konusuna gelince de sanatçılık duygusu her zaman içimde vardı ve bu alanda ilerlemek istiyordum. Bunun için psikolojim oluşum kısmına uygun değildi ve vücuda getirdiğim her şeyi yok ediyordum.

Kafamda çanlar çalmaya başladığında tüm iplerim gerilir ve renklerimi içime saklarım

Kaş Sanat Galerisi’nde 14 Nisan 2018 tarihine kadar devam edecek olan “Insıde” isimli kişisel serginizin oluşum sürecinden bahsedebilir misiniz?

Serginin oluşum sürecinden bahsetmek gerekirse; “inside” kelimesi “içeride” anlamındadır ve psikolojik rahatsızlıklardan biri olan unipolar depresyon rahatsızlığını yaşamam ile üretim sürecim doğa ile vücut bulmuş oldu. “Kafamda çanlar çalmaya başladığında tüm iplerim gerilir ve renklerimi içime saklarım.” sözünü ise birçok eserimde görebilirsiniz. Benim için doğanın kendisi bir yapboz oyunu ve bu kafamızın içinde birbirinden ayrı ama birleştirilmeye mahkum düşünceler gibi yerini almaktadır. Eserlerimdeki kompozisyonları bir zamanlar yaşamış fakat şuanda doğadaki işlevlerini tamamlamış olan vahşi hayvan kemikleri ve denizden evrilerek gelen ağaç parçalarını belli bir kompozisyon başlığı altında bir araya getirerek tamamlıyorum.

Size göre yapboz olan hayatın hangi parçası eksik ve üretiminize eksik parça nasıl yansıyor?

Benim için eksik olan parça “bireyin doğanın kendisine dokunma ve hissetmesidir.” Doğa artık bireyin yaşamında o kadar geride ki… Eğer doğa dile gelebilseydi: “Ben ölüyorum farkında mısın? Ve sen bana dokunamadın bile…” derdi. Doğa çoğu bireyin yaşamında eksik bir parça ve ben doğanın bedensel dilini eserlerimde kullanıyorum.

deniz demirel big forest

Vanitas ruh sizin için ne ifade ediyor ve bu olgu üretiminizin neresinde yer alıyor?

Doğadaki canlı ve cansız varlıkların yok oluşu ve bizlerin de bu durumdan habersiz olarak yaşamımıza devam etmemiz çok büyük bir kayıp. Doğaya dokunma ve hissetme eyleminin ertelenmemesi gerektiği ve yok olma gerçeğini kendi aralarında çarpıştırıyorum. Bu olayı ise eserlerimde kemik ve ağacı iç içe geçirerek veriyorum. Birbirinden kopamayan birlikteliğe vurgu yapmayı seviyorum. 38 numara bir ayağa 33 numara bir ayakkabının içerisine sokamazsınız “dar gelir”

Schiller’e göre modern insan kendi içinde bölünmüş olup bu yabancılaşmanın ilacının da sanat olduğunu söyler. Ehlileşmiş şehir hayatından bunalıp Assos Antik Kent’e yerleşiyorsunuz. Buranın yabani doğası sanatsal üretiminize nasıl yansıdı?

Sanatın doğumu insanların doğadan etkilenmesi ile başladı ve ben de bu düşünceden etkilenen biriyim. 16 sene önce Assos Antik Kenti’nde elektriğin, suyun olmadığı yabanil bir dağda iki taş ev yaptık. Üniversiteyi bitirdiğim gibi buraya yerleştim; çünkü ruhsal olarak tükenmişlik içerisindeydim ve doğadan ilacımı alacağımı biliyordum. Küçüklüğümden beri şehir hayatına karşı bir uyumsuzluğum vardı. 38 numara bir ayağı 33 numara bir ayakkabının içerisine sokamazsınız “dar gelir”. Doğa benim gereçlerimi ayağıma kadar getirmişti benim ise yapmam gereken dokunmaktı, zaten sonrası çorap söküğü gibi geliyordu.

İşlerimde doğadan geleni doğaya atfetme var

Eserlerinize bakıldığında doğanın özüne ulaşma isteği göze çarpıyor. Aynı şekilde 1960’lı yıllarda İtalya’da ortaya çıkan Arte Povera düşüncesine sahip olan sanatçılar gibi toplayıcılık yapıyorsunuz. Sizi bu düşüncenin içine dahil edebilir miyiz?

Eserlerimde kullanılan malzemeleri vahşi doğadan toplayarak elde ediyorum. İşlerimdeki mistik ruh sizi olduğunuzdan farklı bir boyuta taşıyabilir. Aynı zamanda doğadan geleni tekrar doğaya atfetme durumu da söz konusudur. 1960’lı yıllarda başlayıp 10-15 sene süren Arte Povera düşüncesinin içerisine dahil edilebilirim. Bu düşüncenin kısa bir zaman diliminde yaşamını sürdürmesi demek tekrardan vücut bulamayacağı anlamına gelmez.

Yazar Hakkında

avatar
Müzik, Sinema, Tiyatro, Güncel Sanat, Kitap ve Keşif ana başlıkları altında okuyucular, güncel kültür sanat haberlerini takip ederken, yapılan röportajları keyifle okuyor...

TAKVİMİ GÖR

Konser, Sergi, Sahne Şovu, Tiyatro... Nerede? Ne Zaman? Şehirde Ne Varsa Hepsi Burada !

SanatOnline.Net e-posta aboneliği

Sanatsal etkinliklerden haberdar olmak ve sanat haberlerini almak için e-posta hesabınızı bırakabilirsiniz.