Duo Anlatılar

Röportaj: Ali Gazi

kozmos


Uniq Gallery 30 Kasım’a kadar, Arzu Oto ve N. Pınar Özen’in “Kozmos” & “Rüyanın Öte Yakası” başlıklarını taşıyan duo sergilerine ev sahipliği yapıyor. Kavramlarına “minimal” yaklaşımlarıyla öne çıkan bu ikili sergiyi Oto ve Özen’le Sanat Online için konuştuk.

Öncelikle serginin çıkış noktaları neler, işlediğiniz kavram-lar-dan biraz bahseder misiniz?

Arzu Oto (A.O.): “Kozmos”u bir iç evren olarak düşünebiliriz ve onu sergideki formlarla düşünmek uygun geliyor bana. Sergide yer alan resimler yeni başlamış bir serisinin parçaları. Burada formlar çeşitlilik ve değişkenlik arz ediyor. Bazen tanımlı bazen muğlak ve yabancı. Sınıflandırmayı reddeden formlar…

N.Pınar Özen (N.P.Ö.): “Rüyanın Öte Yakası” birçok açıdan bir kayboluş; çoğu zaman uyandığımızda hatırlayamadığımız rüyalar gibi. Rüyaların ve bilinçdışının zamanlar arası mekanlarında oluşan imgeler, gerçeğin görünümünü sorgulayan karanlık, huzursuz ve kaybolmuş ruhun tekrarlarıyla yeniden tanımlanmaya ihtiyaç duyar. Ancak bu şekilde düşsel zaman içeriği durmak bilmeyen akışında, sürekli bir varoluşa yol açar ve tabiatın gerçek özünün doğayla sonuçlanması gibi bu imgelerin oluşmasına olanak sağlar.

Sergide görülen eserler hakkında neler söylersiniz, izleyiciyi neler bekliyor?

A.O. : Erken dönemli resimlerim sembolik ve romantik geleneğe dayanan janr (tür) resmi olarak tarif edebileceğim Akdeniz peyzajları ve portrelerden oluşuyordu. Ağırlıklı olarak monokrom, yağlıboya tual resimleri. Doğaya ait organik formlar geçmişten bugüne resimlerimde tekrar eden motifler olarak yer alıyor. Bir de bu sergide ilk defa denediğim seramik bir heykelim var.  Resim ve heykel olarak tüm kategorilerde organik formlar hem kırılgan hem de brutal (sert) bir yapıya sahipler.

N.P.Ö. : Eserlerimde manzaranın arkasına gizlenmiş karanlık bir atmosferle durulan ve dinginleşen zamansız mekanlarla izleyiciyi yaşadığımız dünyadan ayrı, kendi bağımsız dünyama davet ediyorum. Görsellerde izleyiciyi “zamansal yok olmazlık” imgesi altında rüya döngüsünün sonsuzluğunu tekrar ve tekrar keşfetmeye yönlendiriyorum. Aslında sergide göreceğiniz eserler kişinin kendi rüyasını, kendi hikayesini kurgulamasını sağlıyor. Sonuçta herkesin kendine ait hikayesi ve kendine sakladığı rüyaları var ve ben kısa yoldan hikayenin sonunu anlatmak istemem.

kozmos

Hazırlık süreçlerinizi merak ediyorum?

A.O. : Sergi, benim için bir monolog gibi geçen atölye sürecinden sonra çalışmalarımı paylaştığım tedirgin edici ve sürprizli bir süreç.

N.P.Ö. : Deneme aşamalarıyla gerçekleşen bir süreç oldu. Bilip-öğrendiğim ve iyi uygulayabildiğim tekniklerden farklı olarak; bilmediğim yeni bilgilerle ve kendimi bulabileceğim bu işlerde, seyircinin de eseri incelerken üzerinde düşünebileceği daha samimi bir ortamın oluşmasını sağlayan keyifli bir süreçti.

Sanatsal üslup ve dilinize dair malzemeden tekniğe, içerik ve temsiliyete dair izleyici için ipuçları olabilecek noktalar neler? Ayrıca sanat ortamı hakkında birkaç şey söyler misiniz?

N.P.Ö. : Tekniğin kendine ait karakteri sayesinde eserlerimin yapım sürecinde birçok farklı materyale müdahale etme imkanı doğdu. Dolayısıyla ürettiğim eserlerde farklı baskı tekniklerini ne kadar kontrol etmeye çalışsam da edemediğim ve bu değişikliklerin aynı zamanda eseri yaşayan bir esere çevirmesini güzel bir deneyim olarak vurgulamak isterim.

Türkiye'de sanat sektörüne girmek ve güncel kalabilmek için büyük destek lazım ve sanatın devamı için yeni bakış açıları, yeni perspektifler, yeni sanatçıların desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.

A.O. : Ben son olarak geçen yıl bir öğrenci değişim programı ile Berlin’e gittim. Orada kaldığım 3 ay süresince “Apartman Projesi”ni, sanatçıları ve sanatçı kolektiflerini tanıma şansı buldum. Hem kentin kendisi hem de bu tanışıklıklar birçok şeye bakışımı değiştirdi. İzmir’de yaşamak, akademisyen ve sanatçı olmak gibi merkeze aldığım şeylerle ilgili bir kırılma oldu bu. Kolektif olmanın, otonom hareket etmenin, yalnızlaştığım alanlarda beni ne kadar desteklediğini fark ettim. Temas, diyalog ve işbirliği geliştirmenin önemini öğrendim diyebilirim. Sanat pratiğimi de bu anlamda yenilediğini düşünüyorum.

kozmos

Sanatsal pratiklerinizin “bir bütün olarak” sunulması nasıl bir deneyim?

A.O. : Bu sergi de de sanatçı Pınar Özen’le bir aradayız. Bu benim ilk duo sergim. Pınar Özen’le yan yana gelmemiz içerik birliğinden çok romantik bir duyumsamayı paylaşıyor olmamızdan kaynaklanıyor. Bir duygu birliği olarak tarif edebilirim. Hem kendime tekrar bakmak, hem de ortaklıklar ve kontrastlarla başka bir sanatçının çalışmalarıyla diyaloğa girmek açısından benim için önemli bir deneyimdi.

N.P.Ö. : Aslında bu sergide, önceki üretim sürecimden ayrılan bir taraf var. Seri tek bir ölçek ya da kavramdan oluşuyor. Öyküsel bir anlatım var ve öznel bir hikayeden besleniyor. İkimizin de farklı üretim biçimleriyle bu projede bir araya gelmesini önemsiyorum.

Sonra ki plan ve varsa projeleriniz?

N.P.Ö. : Hala deneysel ve farklı tekniklerle üretime devam ediyorum.

A.O. : Şimdi İzmir’de sanatçı gruplarıyla bazı projeler ve ortaklıklarda yer alıyorum. İleride açacağım bir solo serginin de hazırlığı içindeyim.

Yazar Hakkında

TAKVİMİ GÖR

Konser, Sergi, Sahne Şovu, Tiyatro... Nerede? Ne Zaman? Şehirde Ne Varsa Hepsi Burada !

SanatOnline.Net e-posta aboneliği

Sanatsal etkinliklerden haberdar olmak ve sanat haberlerini almak için e-posta hesabınızı bırakabilirsiniz.