Gaipten Gösteri veya Casus Belli

erdal duman untitled

Art Sümer, Karaköy’deki yeni mekanında gerçekleştirdiği ilk projede, Gözde İlkin’in “Gaipten Gösteri” ve Erdal Duman’ın “Casus Belli” isimli, eşzamanlı sergileriyle sezonu selamlıyor. Söylem ve eserler bağlamında hatta üslupsal olarak adeta birbirini “tamamlayan” son derece yalın ve güçlü bir kurguya sahip projeyi, sanatçılarıyla konuşma fırsatımız oldu. 11 Eylül – 25 Kasım arası devam edecek sezonun en iyilerinden diyebileceğim sergiyi kaçırmayın.

Öncelikle serginin çıkış noktalarından ve çerçevesinden biraz bahseder misiniz?

Gözde İlkin: “Gaipten Gösteri” başlıklı seriyi üretirken bitkilerin yaşam biçimleri ve stratejilerini, toplumsal süreçler ve ilişkiler üzerinden karşılayabilecek formlara ve tanımlara odaklandım. Yönetilenler ve yönetenler arasındaki fiziksel ve zihinsel mesafeler ve hafızayı biçimlendiren süreçler üzerine sorduğum sorular, gündelik hayatta karşılaştığım durumlar ile kesişti. 2015-17 arasında ürettiğim seri, her karşılaşma ve diyaloğun eklenerek açıldığı organik bir sürece vesile oldu. Örneğin uzun zamandır takip ettiğim bir bitkinin kesildikçe iki kat büyüyerek yanıt vermesi ya da kesilip üzeri betonla kapatılsa bile yerin altından büyümeye ve kendine alan açmaya devam etmesi gibi umut verici karşılaşmalar “Gaipten Gösteri” başlığına vesile oldu.

gozde ilkin

Erdal Duman: Serginin ismi “Casus Belli” ifadesine bir makale okurken rastladım. Bu tanım bir ülkenin başka bir ülkeye savaş nedenini belirtmede kullanılan Latince bir terim ve savaşı zorunlu kılan, meşrulaştıran durumlarda kullanılıyormuş. Amerika’nın zamanında Irak için nükleer silah üretiyor iddiasıyla savaş açması ya da birinci dünya savaşının başlamasında sebep gösterilen Avusturya-Macaristan kralının öldürülmesi “casus belli” için gösterilen örnekler. Fakat benim bu tanımı kullanmamda ki neden olayın sonucundan öte sürecin nasıl işlendiği oldu. Evet, “casus belli” bir sonuç olarak duruyor görünse de aslında döngüsel bir durumun, kurgulanan kritik bir anın kavramsal bir tanımla ifade edilmesiyle yaşanılan sürecin farklı bir aşaması. Bu kavramsal tanımla demek istediğim dünya barışı olabiliyor, demokrasi olabiliyor. Bir de “casus belli” ifadesini okurken dil de yaşadığım o anlam kayması serginin oluşmasına neden oldu diyebilirim. Bu sergide, asıl belli olanın en başta olduğunu ve sürecin işlenmesini, kurgulanmasını, örtülmesini, kamusallaşmasını ifade ediyorum. Mesela daha önceki sergilerimden biri olan “Baskı Altında Zarafet” de şiddetin nasıl örtük halde işlendiğini ve bunu kullanan iktidarın alanları nasıl ele geçirdiğini anlatmıştım. “Tüylerim Diken Diken” sergisinin altında yatan, iktidar tarafından oluşturulan şiddetin toplumsal olarak paylaşılması, iktidar-birey ilişkisinde bireyin, iktidarın uzantısı gibi davranarak şiddeti onaylaması yeri geldiğinde de iktidar gibi davranarak elindeki gücü kullanmasıydı.

gozde ilkin erdal duman

İzleyicinin sergide göreceği eserler neler?

G.İ. : Sergiye adını veren “Gaipten Gösteri” adlı eser, bitkilerle renklendirilmiş kumaş üzerine dikiş ve boya ile işlenmiş bir grup figürden oluşur. Bitkilerin izini, hafızasını taşıyan kumaş üzerinde, kişisel hafızalarımızda yer eden miting, yürüyüş görüntülerini anımsatan bir grubu, yönlendirici bir figür eşliğinde izleriz. Baş kısımlarından farklı ten renklerinde amorf görüntülerle tutturulan figürler, farklı düşünce ve duruşların birlikteliğini simgeler. Gaipten Gösteri, tıpkı bitkilerde farklı yaşam biçimlerinin birlikte oluşturdukları ortak yaşam alanları gibi, ancak farklılıklarla zenginleşebilecek kolektif bir buluşma sürecinin motifini sunar. “Komplo” adlı eserin zeminini oluşturan geleneksel çiçekli bir nevresim parçası üzerinde, bir anıtı yutmak üzere olan etçil bir bitkiyi izleriz. Anıt, bugünün işlevini yitirmiş, çözüm üretmekten çok çatışma üzerine kurulu politik süreçleri ve diyalogları temsil eder. Doğası gereği, yapraklarına yaklaşan canlıları kapana kıstıran ve hazmeden sinek kapanı adlı bitkinin, komplosuna kurban giden figür sembolik bir karşılaşmayı temsil eder. “Kuruntu” adlı eserde iki figür, çiçekli bir çarşaf parçasının motifine eklenmiştir. Gündelik ve toplumsal ilişkilerde netleştiremediğimiz her halin, tavrın ve bilgi kirliliğinin sebep olduğu kuruntuların karşılıklı birbirini yoğurduğu, açığa çıkardığı anların bir görüntüsü olarak okunabilir. Kuruntulu olmak ya da kuruntuya düşmek eylemlerinin hissiyatı ve formu üzerine düşündüğümde gelen görüntüdür. “Önleyici Diplomasi” adını, uluslararası çatışmaların çözümü için, çatışmaya erken müdahale ile barış ve güvenliği sağlamada önerilen yöntemden alır. Eser, bulunmuş bir çarşaf parçası üzerine boya ve dikiş ile işlenmiş bitkilerin formundan ve bitkinin köküne gizlenmiş, karışmış bir figürden oluşur. Figür, bitkilerin doğal işbirliği ve gizli anlaşmalarına açılan kökün bir parçasına dönüşür. “Tuzak” adlı eser ise bitki motifli bir çarşaf parçası üzerine işlenmiştir. Doğal yaşamında böcekleri ve sinekleri tuzağına düşüren bir bitki karşısında, birbirine dolanmış, düğümlenmiş, kızılca kıyamet bir grup figürün karşılaşmasına tanık oluruz. Bu karşılaşma, kimin tuzak kimin tuzağa düşen olduğunu kestiremediğimiz çift anlamlı bir okuma sunar.

erdal duman

E.D. : Daha önce sergilediğim “Su Akar Yolunu Bulur” cam tüple yazdığım bir yazı ve bu tüpün içinde su var. Bu ifade yaşadığımız süreç üzerine kaygılarımı, korkularımı belirtiyor ama aynı zamanda da umudumu barındıran bir iş. Tam da bu zaman da hissettiğimi not düşmek adına söylediğim bir cümlenin forma dönüşmüş hali. Gözyaşı şişeleriyle oluşturduğum bir düzenleme var. Burada şişe sayısı “1128” ve işin adı da bu oluyor. Her bir şişe bir insanın ölümünü temsil ederken, 1 ifadesi niceliksel bir durumun karşılığı ve bunun insan hayatının toplu ölümlerinde kullanılmasının yarattığı saçmalık. “İnsandaki Cevher Dünyaya Bedel” işi ise bu serginin omurgası diyebilirim. Yeni bir iş ve “casus belli” kavramına gönderme yaptığım, gelinen son ile başlangıcın aynı yerde durduğunun ironisini anlatıyorum. Burada her poşette 4300 gr demir talaşı var ve bu maden cevheri daha doğadan çıktığı andan itibaren üretim bandında ne için kullanılacağı belli. Dolayısıyla sonucu tahmin etmek çok zor olmasa gerek. Dört raf üzerine dizdiğim bu poşetlerdeki demir talaşlarının işlenmesi, taşınması, teknolojinin, bilim insanının, kamunun sürece ortak oluşu, politikaların buna göre dizayn edilmesi ve en sonunda da süreci haklı çıkaracak meşrulaştıracak “casus bellinin” bulunmasıyla ilgili. Diğer işler kemiklerden yaptığım pirinç ve alüminyum dökümler. Bunlar form olarak bacak ve kürek kemiklerinin kalıplarından çıkardığım nesneler. Daha önceki sergilerimde mühimmat türevi işlerimin atası olan bu kemikler tam da demek istediğim örtük şiddetin gizli silahları. Ortada bir savaş var, iktidar alanlarda bir şiddet uyguluyor ve bu ustaca kamufle ediliyor. Dolayısıyla örtük olanın silahı da örtük olmalıydı ve bu biçimlere öyle ulaştım.

gozde ilkin

Hazırlık süreçlerinizi ve sonrasında gelişen mekan kurgusunu merak ediyorum?

G.İ. : Erdal ile bir araya geldiğimizde üretim süreçlerimiz ve odaklandığımız konular üzerine konuştuk. Eserler birbirine cevap veren, aktardıkları hissin cümlesini tamamlayan bir noktada buluştu. Metal ve kumaş gibi iki farklı malzemede dile gelen eserleri, birbirine eklenerek açılan düzenlemede sunduk.

E.D. : Şöyle bir laf var “bazen işin hikayesi baştan vardır bazen de hikaye sonradan gelir”. Aslında bunu ayırt etmek çok zor. Bir sergi hazırlığı sürecinde bazı kavramlardan yola çıkıyorum ama vardığım noktada yeni hikayelere rastlıyorum. Bu diyalektik bir süreç ve birbirini tamamlıyor. Gözde’yle yapacağımız sergide de ikinci kez bir tamamlama söz konusuydu. İşler biçim, malzeme ve teknik olarak birbirinden çok farklı olsa da bir yerlerde buluşuyordu. İki farklı yaklaşımda da dert ortaktı diyebilirim.

Sanatsal üslup ve dilinize dair malzemeden tekniğe, içerik ve temsiliyete dair neler söylersiniz?

G.İ. : Genellikle evin kimliğine; üzerlerindeki motiflerle belirli bir döneme referans veren kumaşlar üzerine çalışıyorum. Yaşanmışlığı olan, bazen hikayesi ile gelen bu tür kumaşların hafızasına, motifine, bugüne referans veren görüntülerle yerleşiyorum. Bu anlamda hafıza, aidiyet bilgisi, kimlik gibi süreçlerin deneyimlenen değil öğretilen birer bilgi gibi aktarılması ve bu bilginin aktarımını sağlayan aracı nesneler, cümleler işlerimin düğüm noktasını oluşturuyor.

gozde ilkin erdal duman

E.D. : Sanatsal üretimimde malzemeye dokunmayı, dönüştürmeyi seviyorum. Ama öncesi ise o malzemeyi belirleyen içerik oluyor diyebilirim. İçerikle başlayıp malzemeyle yol alırken yollar çatallanıyor. Yani nesneyle girdiğim diyalogda da bir şeyler değişiyor, yeni fikirler doğuyor. İşte işler tam da bu noktaya geldiğinde sevmeye başlıyorum. Çünkü ben işi yapıyorum derken iş beni “yapmaya” başlıyor. Deneyim olarak, düşünce ve tavır açısından iş dönüşürken ben de değişiyorum. İşte bu yüzden ben şunu söyleyebilirim, sanatçı ürettiği işin tanığı olmalı. Çünkü her aşamasında yeni bir biçim yeni bir düşünce doğuyor. Ve o zaman bu da başka bir işin başlangıcı oluyor. Bu durumda aynı fikirden yola çıktığım farklı temsiller ortaya çıkıyor. Bu çeşitlilik en sonunda özne olarak beni çoğaltıyor diyebilirim. Özne ve nesne diyaloğunda bu dönüşüme, paslaşmaya ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. İnsan, kendisini her zaman dünyanın en değerli öznesi olarak gördüğü için empatiden yoksun bir varlığa dönüştü. Bir başkası olabilme durumunu düşünemeyen, karşıdakini yok sayan bir tutumla bir tek kendisinin olduğu bir dünya hayal ediyor. Bu da bir erkeğin kadına şiddet uygulamasına, birinin bir köpeği öldürmesine zemin hazırlıyor. İçerik olarak baktığımda işlerimin yaşadığım coğrafyaya ve zamana cümle kurması benim için çok önemli. Benim için işlerimin bir şeyler söylemesi gerekiyor öteki türlüsü atölyede çalışıp her yeri nesne yığınına çevirebilirim.

gozde ilkin erdal duman

Birbirinizin sanatsal pratiğine dair gözlemlerinizi paylaşır mısınız?

G.İ. : Erdal eserlerinde görünmez olan, bir anlamda kamufle edilen ekonomik ve politik ilişkileri, malzemenin de aracılığı ile görünür kılıyor. Böylece kullandığı malzeme de içeriğin önemli bir parçası. Erdal’ın eserleri ürettiği formun anımsattığı imge ve sunulduğu isimle; kavramın hissiyatını, zamanını izleyiciye aktaran bir aracı olabiliyor.

E.D. : Gözde’nin, karmaşık ve iç içe geçmiş olaylarla, psikolojik durumların toplumsala dair ilişkilerini ustaca analizi müthiş! Ve bu ruh durumlarının toplumsal hafızayla kurduğu bağı çok yoğun hissediyorum. İşlere baktığımda garip bir his kaplıyor içimi, sanki aşina durumlar.

Bir bütün olarak bakmaya çalıştığımızda birbirlerine zıt gibi görünen yer yer açan veya örten işler bunlar. Dolayısıyla birlikte çalışma-sunma fikri nereden çıktı diye sormak istiyorum?

G.İ. : Sevgili Aslı Sümer’in de önerisiyle, bir sene önce galeride eş zamanlı gerçekleşecek sergiler üzerine düşünmeye başladık. Ürettiğimiz işler üzerinden, fikren nerede düğümlendiğimizi ve çözüm geliştirdiğimizi görerek, içinde bulunduğumuz zamanı tanımlıyor olmak bizi bir araya getirdi. Erdal ile malzeme ve çalışma yöntemlerimiz farklı ama birbirine yakın konular çevresinde geziniyoruz. Bir anlamda hissiyattan ve hafızanın nasıl dönüştürüldüğü üzerinden açılan işlerle kendi arşivimizi tutuyoruz. Böylece “Casus Belli ve Gaipten Gösteri”, farklı malzeme ve yöntemlerle birbirinin cümlesini tamamlayan sorularla açıldığımız, iç içe geçen iki sergi oldu. Deneyimlerin aktarılmasına ve paylaşıma vesile olan bir sürece dönüştü.

Görsel 1: Erdal Duman, İsimsiz, Cam Gözyaşı Şişeleri ve Krom Tel, Değişken Boyutlar, 2014-2017
Görsel 2: Gözde İlkin, Önleyici Diplomasi, Nevresim Üzerine El Dikişi ve Boya, 54 x 79 cm, 2016 
Görsel 3: Erdal Duman, Su akar yolunu bulur, Cam Tüp, Su, 150 x 27 x 7 cm, 2016
Görsel 4: Gözde İlkin, Gaipten Gösteri, Doğal Boyalı Kumaş Üzerine El Dikişi ve Boya, 116 x 146 cm, 2016 
Görsel 5: Gözde İlkin ve Erdal Duman'ın sergisinden görüntü

Görsel 6: Gözde İlkin ve Erdal Duman'ın sergisinden görüntü

Yazar Hakkında

TAKVİMİ GÖR

Konser, Sergi, Sahne Şovu, Tiyatro... Nerede? Ne Zaman? Şehirde Ne Varsa Hepsi Burada !

SanatOnline.Net e-posta aboneliği

Sanatsal etkinliklerden haberdar olmak ve sanat haberlerini almak için e-posta hesabınızı bırakabilirsiniz.