Arkaoda'da Neler Oluyor?

goksu gul murat palta

Röportaj: Yasemin Elçi

Göksu Gül ve Murat Palta geçtiğimiz haftalarda Kadıköy'deki Arkaoda'ya kapanıp koskocaman bir duvar resmi yaptılar. Arkaoda'ya her gelişinde değişen duvarı farkedenler ya da gidip onları çalışırken gözetleyenler oldu aramızda. Bugüne kadar ikisinin de çoğu işine büyüteçle bakmak gerekti, fakat bu kez iki detaycı karakter kağıtlara sığmayıp taşan hikayelerini birleştirip bambaşka bir mekanda kamusal bir çalışma ile karşımıza çıktılar. Arkaoda'daki duvar resmi bu ikilinin ilk ekip çalışması, ancak Göksu Gül ve Murat Palta'dan bu işin devamını beklediğimizi tam da şuraya yazdık.

Nasıl tanıştınız? Birbirinizin çalışmalarını önceden takip ediyor muydunuz?
G.G.: Ben zaten Murat'ın işlerini biliyordum ve çok da seviyordum. Geçen sene Contemporary İstanbul'da Murat'ın işlerine hayran hayran bakarken Murat gelip "Aaa Göksu Gül!" dedi... Güldük, güzel bir tanışma oldu. 

M.P.: Ben de Göksu'nun işlerini aynı şekilde takipteydim. Aynı gün Göksu'nun çalışmalarına bakarken kendisini göremedim. Tanışma şansını kaçırdım derken benim işlerime bakarken kendisiyle karşılaştım.

İkinizin işleri nasıl örtüşüyor? 
G.G.: Benim eskiden bu coğrafyada doğmuş olmakla ilgili problemlerim vardı. Fakat zamanla bu düşünceler tabiki değişti, hatta yerini büyük bir hayranlık ve sevgi aldı. Açıkçası bu süreçte Murat'ın işleri bana kaydırak oldu diyebilirim. 

M.P.: Ben teknik yönden bakıyorum biraz. Geniş alanda ufak ufak figürleri işlemenin uyandırdığı hissin örtüşmesini görüyorum. Bunun dışında renklerin kullanımı da bana paralel geldi. Üçüncü olarak her ikimizde de tek boyutluluk algısı var. Bu yüzden işlerin kaynaşacağı biraz belliydi aslında.

Beraber duvarda çalışma fikri nasıl ortaya çıktı? 
M.P.: Tanıştıktan sonra zaten iletişimimiz sürdü. Bir gün duvar üzerine çalışmak istediğimi söyleyince Göksu takla attı. Aynı şeyi kendisi de istiyormuş!

G.G.: Cidden çok sevindim, çünkü Murat bana bunu sormadan bir gün önce rüyamda duvarda dev gül motifleri görmüştüm. Duvar resmine oldum olası meraklıyım zaten, Murat'tan da böyle bir istek gelince fitili ateşlemiş olduk.

Daha önce duvar resmi yaptınız mı (birlikte ya da ayrı ayrı)?
M.P.: Benim için ilk oldu.

G.G.: Ben daha evvelden çalışmıştım. Hatta inşaat aşamasındaki bir yerde bile çalıştığım oldu. 

Başka bir sanatçıyla birlikte üretim yapmak nasıl bir his?
M.P.: Ben çalışırken olabildiğince çevremden görüş almaya çalışıyorum. Fakat ne olursa olsun bunu yaparken herşey benim kontolümde gelişiyor. Bir işe sıfırdan başka bir sanatçıyla başlamak bambaşka bir şeymiş, bunu gördüm. Çevrene danışmayla karşılaştırınca çok daha kafa açıcı. Herşeyden önce pratiğe yönelik hareket etmek zorundasın ve bu da birşeyi öğrenmenin en etkili yolu.

G.G.: Açıkçası kendimi "ben sanatçıyım" kibirinden uzaklaştıran bir his. Üniversiteden mezun olduğumda sanat kavramı zihnimde o kadar ilahlaşmıştı ki artık resim yapamaz olmuştum. Şimdilerde bu düşünce dengelendi, ressamlığı diğer mesleklerden ayırmaz olduğum için, hem tek başıma hem de sevdiğim bir sanatçıyla çok rahat çalışabiliyorum. Aynı zamanda Murat'la çalışmak inanılmaz eğlenceli, çalışma ritmi bakımından da uyum sağladığımız için, "beraber çalışmak" yerine yağ gibi akmak da diyebilirim.

Arkaoda'yla nasıl anlaştınız?
G.G.: Ben üniversiteden beri Arkaoda'ya giderim. Oranın ortaklarından Göktan Budak hem arkadaşımdır hem de sanatsever biridir. Murat'ın işlerini gösterdim ve "senin duvarına resim yapmak istiyoruz" dedim. O da bizim kadar heyecanlandı ve beraber çok güzel bir hafta geçirdik.

Üretime başlamadan önce ne kadarını planladınız, ne kadarı doğaçlama ilerledi? 
M.P. Ne yapsak diye düşünürken Göksu kenarda Conan kitabımı gördü. "Böyle bir şey yapalım" dedi ve öyle bir eskizle yola çıktık. Gerisi doğaçlama gelişti. Başlangıçta daha ufak bir alanda düşünüyorduk ama kendiliğinden dallanıp budaklandı.

Büyük boyut üretimde neler değişiyor?
G.G.: Ben çok küçük işleri de çok seviyorum, çok büyük işleri de. Zaten resimlerimde de bunu yapıyorum. Ama duvar başka bir durum. Öncelikle çalıştığınız yerin atmosferinden etkileniyorsunuz, interaktif bir iş. Yani büyük boyutlu çalışmaktan başka dinamikleri de olan bir süreç.  Benim iştahımı kabartan noktası da tam burası.   

M.P.: Minyatürde alıştığım tek çizgi daha geniş alanda benim için zorlayıcıydı ama bu da üstesinden gelinen bir tecrübe oldu. Onun dışında yaptığın işte bir nefes alıp geriden bakması çok eğlenceli. O zaman ne kadar yol katettiğini anlıyorsun. Göksu'nun dediği gibi materyal dışında mekan da bu işin bir parçası oluyor. Bunu bütünleştirmek de ayrı bir keyifti. Mesela benim eskitme efektlerini çekiçle çiviyle duvara vura vura yaptık. Bence bu tip dokunuşlar da sadece duvar üzerine yapılmış bir resimden çıkıp mekanın bir parçası halini alıyor.

Üretim boyunca Arkaoda'ya gelenlerden ne gibi tepkiler aldınız?
M.P: İnsanlar alışık oldukları mekana geldiklerinde birden değişiklik görünce durup bakmaları güzeldi. Genel olarak insanlar çok beğendi. Normalde benim çalışmalarımı internette, dergilerde ya da gazetelerde görenler mail ya da mesaj atarak duygularını belirtiyorlar. Bunun dışında sergilerde de konuşma imkanımız oluyor, fakat üretim sırasında insanların tepkilerini görmek daha ilginç olabiliyor. 

Çalıştığımız günlerin birinde sahaftan Mehmet Siyah Kalem'in işlerinin derlendiği bir kitap almıştım. Aynı akşam bir kız yanaşıp "Mehmet Siyah Kalem mi çiziyorsun?" diye sordu. Bir yandan Mehmet Siyah Kalem'in kim olduğunu göstermek için telefonunda aratıyordu. Kitabı gösterdim, "bundan işte!" dedi. Uzakdoğu ikonografisi nedir, "thangka" nedir hiç duymamış tabi. "Tamam işte, Mehmet Siyah Kalem" diyip gitti.

G.G.: Arkaoda insanı bu tarz etkinliklere alışık elbet, ama Murat'la uyguladığımız pratik hem bizim hem de orası için yepyeniydi. 

Gelecek hayalleri ve yaz planları neler?
G.G.: Sadece duvarda değil; araba, tren, vapur, gemi, uçak, hepsini boyamak istiyorum. Hem kendi memleketimizde, hem de dünyanın birçok yerinde sağlı sollu girişmek istiyoruz!

Bu yazın bir kısmını Londra'da geçireceğim, kağıt işlerime orda devam edeceğim. Fakat gitmeden evvel Murat'la bir duvar daha yapacağız. Ondan sonra da yeni duvarlara yelken açarız inşallah. 

M.P.: Benim dijital tabanlı çalışmamın amacı gelenekseli modern bir zemine oturtmaktı. Fakat ben buna bağlı kalmak zorunda hissetmiyorum. Ben çizim yapmayı seviyorum ve bunu farklı materyallerle denemek benim için heyecan verici... Ben yazı bu seneki Contemporary Istanbul fuarı için hazırlanmakla geçireceğim. Ayrıca illüstrasyon çalışmalarıma ve Göksu'yla duvar çalışmalarıma devam edeceğim. Vakit kalırsa belki tatil de yaparım.

Yazar Hakkında

avatar
Robert Kolej'i bitirdikten sonra Dartmouth College'da (A.B.D.) Ekonomi&Psikoloji birleşik anadal ve Fotoğraf eğitimi aldı. 2009 yılından beri galericilik yapan Yasemin Elçi, şu anda Nişantaşı'ndaki Galeri x-ist'in direktörü. Milliyet Sanat, İstanbul Art N

TAKVİMİ GÖR

Konser, Sergi, Sahne Şovu, Tiyatro... Nerede? Ne Zaman? Şehirde Ne Varsa Hepsi Burada !

SanatOnline.Net e-posta aboneliği

Sanatsal etkinliklerden haberdar olmak ve sanat haberlerini almak için e-posta hesabınızı bırakabilirsiniz.