Türkiye'de Çağdaş Dansçı Olmak: Bahar Temiz Röportajı

bahar temiz

Röportaj: Can Özbaşaran

Bahar Temiz ile Beden, Mekan ve Zaman

Türkiye’de projelerini yeni hayata geçiren bir dansçı Bahar Temiz, en son Salt’taki Yüzyılların Yüzyılı ve sonrasında Sanatta Görünürlük Festivali’ndeki performanslarıyla dikkatleri üzerine çekti. Bir çok ortak projede yer aldı, almaya da devam ediyor. Temiz ile dans macerasını konuştuk:

Bize biraz kendinden bahseder misin? Bahar Temiz kimdir?...

Felsefe (Paris IV-la Sorbonne), dans ve koreografi (Artez Dansacademie, Ex.e.r.ce 09/10) okudum. Halen Paris VIII Üniversitesinde dans alanında master tezi yazıyorum. Uluslararası projelerde (Superamas ve Ivana Müller) performansçı olarak çalışıyor, solo ve ortaklaşa projeler geliştiriyorum.

Seni dansa yönlendiren şey ne oldu hayatında? Örneğin konservatuarda okumadın, çağdaş dansa olan ilgin bu yıllar içinde nasıl şekillendi?

Bir gün, bir arkadaşımın dans dersini izlemeye Alev Baymur’un dans okuluna (AB Sanat) gittim. Bir hafta sonra kendimi Pop-Modern-Caz dersi alırken buldum. Blue çağının taşlı yollarında ilerlerken dans, kurtarıcı gibi geldi. Alev Hanım beni karşısına alıp, yetenekli olduğumu ve bale derslerine başlamamı söyledi. Kiev Balesi’nin eski yıldızı, bale öğretmenim Nina Abramova, iki senenin sonunda, AKM’nin büyük sahnesindeki gösterimizde, Kuğu’nun Ölümü solosunu point üzerinde yaptırdı bana. Nina’nın rahatsızlığı, iyi bir üniversitede okuma, bölüm seçme ve dansı bir meslek olarak düşünememenin verdiği stres birbirine karıştı ve dans etmeyi bıraktım.

Yani 2000’lerin başından bahsediyorsun.

Evet. Üniversite için Fransa’ya gittim. Lübnanlı komşum Nayla Naoufal, çağdaş dans diye bir şeyden bahsediyordu. “Sen de yapmalısın, dansçı bile olabilirsin”, diyordu. Beni bir gün çağdaş dans dersine götürdü. “Bu ne ya!” dedim içimden. Sonra Wayne Byars’ın bale derslerine başladım. Çok şanslıyım ki çok iyi öğretmenlerim oldu. Giderek çok ders almaya başlayınca, bunu daha az para harcayarak, bir okulda yapabilirim dedim ve Artez Dans Akademisi’nde tümüyle dansa yoğunlaştım.

bahar temiz

Yaklaşık, 1 yıldır yoğun olarak Türkiye’desin sanırım ve geldiğinden beri de bir anda çeşitli projerle ilgili çalışmaya başladın. Türkiye’de gerçekleştirdiğin projelerden bahsedelim.

Üzerimde bir atalet vardı benim. Dışsal etkenlerin belirleyici olduğuna inandıkça; kendimizi birer kurban gibi, daha işe başlamadan yenilmiş hissediyoruz. Zihnimin kalabalığı azalınca eyleme geçmek kolaylaştı. Beni meditasyonla tanıştıran Toygun Alioğlu’na teşekkür ederim. Superamas’ı çok desteklemiş Kuhn Kwanten, Türkiye’de olup bitenleri görmek için 2015’te İstanbul’a geleceğini söylemişti. Bu motivasyonla In Love için çalışmaya koyuldum. Pera Güzel Sanatlar Beşiktaş’ta ders vermeye ve yöneticisi Arda (Ateş) Hanım’ın mekan desteğiyle tüm gün özgürce çalışmaya başladım. Bir şeyler çıkmaya, kafamda imgeler belirmeye başladı. Bunlardan bir tanesi de bir ata binme sahnesiydi. Hayat bir şekilde yardım etti ve sevgili Ceylan Dökmen bu hayalimi, harika bir taşınabilir, hareketli at heykeli ile gerçekleştirdi. Kuhn, Mesut (Arslan)’un organizasyonu ile İstanbul’a geldi. Gelecek sene atımla birçok ülkede gezme olanağım olacak. Ceylan’a ve 0090’dan Mesut’a destekleri için sonsuz teşekkürler.

Ortak projelerden, Trailer/Iz Sürücü’nün, temelleri Salt Galata’da düzenlenmiş Simone Forti doğaçlama atölyesine dayanıyor. Beraber çalıştığım Natalie Heller’ın, Salt’a başvurusu ile haftada iki gün ücretsiz atölyeler düzenlemeye başladık. Sonra bize Paris’ten tanıdığım Erinç Aslanboğa katıldı ve Yüzyılların Yüzyılı sergisinde bir ay boyunca bellek temasını işlediğimiz sunum-performansların temeli atıldı. Çağdaş dans sahnesinde kolay ulaşamadığımız türden bir görünürlük ile, yakın temas içinde olduğumuz seyircinin yorumlarını dolaysız bir şekilde alma şansı yakaladık. November Paynter, Yeliz Selvi ve tüm Salt ekibine desteklerinden ötürü teşekkür etmek isterim.

Bir de Münibe Millet ile ortaklaşa bir proje olan Song for the end var. Sanatta Görünürlük Festivali kapsamında bir gösterim yaparak dinlenmeye bıraktık. Münibe ile ses, uzay ve dünyanın sonu temaları üzerine çalışıyoruz. Bize müzisyen ve performansçı olarak Erentuğ Turan eşlik ediyor.

Bu yıl çeşitli sanatçılarla gerçekleştirdiğin projelerle, Türkiye’deki çağdaş dans ortamını da gözlemlemiş oldun. Performans mekanları, sponsorlar vs... Çağdaş dansa nasıl bakılıyor bu ülkede? Bir sorun görüyor musun?

“Türkiye, çağdaş dansa nasıl bakıyor?” soruna cevabım böyle bir bakışın olmayışı olur. Vizyonsuzluk, görünürlük eksikliği, imkan kısıtlığı; temel sorunun yanında birer yan üründen öte değil. İçinde bulunduğumuz düzen kapitalizm ise ve kapitalizm bize “zaman paradır” diyorsa, dansı bir gönül işi gibi yapmanın dünyadan kopukluk olduğunu düşünüyorum. İlk önce, sunduğumuz ürünün ekonomide bir ihtiyaca cevap verdiğine ve başlı başına bir değer olduğuna dair inancımızı sorgulamalı. Çağdaş dansta, sahne yetersizliğinden yakınıyoruz hep. Bir de tabii ki prova süresince bir ödenek ya da fon olmayışından dolayı, projelerin bir hobi ekonomisi ile çıkarılması durumu var. Song for the end’de bahsettiğin koşullarla yüzleşmek durumunda kaldık. Bir projeye başlama kararı alırken, en başından içsel manzaranın farkında olarak yola çıkmalı. Bu projeyi neden yapmak istiyorum? En temelinde ihtiyaç duyduğum nedir? Beklentilerim nelerdir?

bahar temiz

Madem yeri geldi, örneğin Trailer/Iz Sürücü’de, oyunun alt metinlerine bakınca, hem yaşadığımız çağ ile ilgili hem de özellikle Türkiye’de 80’lerde çocukluğunu yaşayanların sıkıntılarını da dile getiren siyaset ve medya eleştirisi içerdiğini de görüyoruz. Çernobil, deprem vs... Bazı kurum ve kişileri rahatsız edebileceğinizi düşündünüz mü?

İz Sürücü’nün politik içeriği, içine girmemiz gereken sergi kontekstinden kaynaklı. Yüzyılların Yüzyılı, bu yüzyıla damgasını vuran önemli siyasi olayları konu alıyor. Bu çerçeveye bir şekilde girmemiz gerekiyordu. Üçümüzün de, beden ve metin ile, sunum-performans üslubu ile çalışma arzusu vardı. Hepimizin felsefe ve dans eğitimi almış olmamızdı çıkış noktası. Bellek teması felsefe metinlerinden doğdu. Yakın zamanda yaşanan olaylara karşı, politik bir zihinle, yani zihinle bir cevabımız vardı. Ama çocuklukta olan şeylere karşı daha naif ve bedensel diyebileceğimiz tepkiler verdiğimizi kavradık. Bu da bizi çocukluk hikayelerine götürdü.

Genel olarak, bir ‘yerde’ durmak, tavır takınmak gibi dertlerin var mı projelerinde?

Biraz daha kavramsal düşünüyorum. Fikirlerin içeriği bana ikincil geliyor. Bu bir tavırsızlık gibi anlaşılabilir. Ben sadece ve basitçe, burada olarak gerçek politik tavrı takındığıma inanıyorum. Kuhn ilginç bir yorumda bulundu: “Sen ne çok buraya (Türk çağdaş dans sahnesine) aitsin, ne de tam olarak dışındasın,” diye.

Önümüzdeki projeler neler? Biraz da onlardan konuşalım..

Ivana Müller’in yeni prodüksiyonu için haziranda provalara başlıyoruz. Kuhn ve Mesut, Belçika ve Berlin’de çalışmam için solo işlerimi seçtiler. Trailer/İz Sürücü projesinden çok memnun kaldık, çok güzel geri dönüşler oldu. İki senede bir proje yapma kararı aldık. Salt Galata’daki atölyeler devam ediyor. Erinç, Nick Hobbs, Ufuk Şenel ve Didem Ertan ile mümkün oldukça üretimi desteklemeye yönelik bir laboratuvar ortamı sağlamayı amaçlıyoruz. Çok sevdiğim Finlandiyalı arkadaşım Eliisa Erävalo ile 2014’te başlayıp ucunu açık bıraktığımız Blessed by the dogs ve rafta bütçe bekleyen birçok proje fikri var.

Görsel 1: Bahar Temiz, 1+, 2013. Fotoğraf: Irmak Altıner

Görsel 2: Bahar Temiz, In Love, 2014. Fotoğraf: Irmak Altıner

Görsel 3: Erinç Aslanboğa, Natalie Heller, Bahar Temiz, Trailer/İz Sürücü 2015. Fotoğraf: Irmak Altıner

 

Yazar Hakkında

avatar
Müzik, Sinema, Tiyatro, Güncel Sanat, Kitap ve Keşif ana başlıkları altında okuyucular, güncel kültür sanat haberlerini takip ederken, yapılan röportajları keyifle okuyor...

TAKVİMİ GÖR

Konser, Sergi, Sahne Şovu, Tiyatro... Nerede? Ne Zaman? Şehirde Ne Varsa Hepsi Burada !

SanatOnline.Net e-posta aboneliği

Sanatsal etkinliklerden haberdar olmak ve sanat haberlerini almak için e-posta hesabınızı bırakabilirsiniz.