Röportaj: Mahmoud Al Taweel

Yazar: Mehveş Demirer

Bu yıl dokuzuncu kez gerçekleşen Uluslararası İstanbul Edebiyat ve Şiir Festivali'nin  açılış gününde Pera Palas Otel'de yerimizi ayırttık. Konuk şairlerin şiir okumaları ve sonrasında sahneye çıkan Gürcü Sanatevi Çoksesli Korosu ile unutulmaz bir açılış törenine şahit olduk. Konserin bitişiyle birlikte fuaye alanında tanışıp konuşma fırsatı bulduğum Suriyeli şair Mahmoud Al Taweel ile kısa, samimi ve son derece duygusal bir röportaj gerçekleştirdik. 

1989 yılı Şam doğumlu olan Mahmoud Al Taweel'in şiirleri ve makaleleri genç yaşına rağmen ulusal ve uluslararası gazetelerde yayımlandı; yazınları İngilizce, İtalyanca ve Türkçeye çevrildi. Edebiyat, şiir ve entelektüel çalışmalar hakkında radyo, televizyon programları hazırlayıp sunan Taweel ayrıca iki tiyatro oyununu hazırlayıp yönetti. Şam’ın istihbarat birimleri tarafından 2009 yılında şiir okuması yasaklanıncaya kadar da birçok etkinlik düzenlemeye devam etti. Suriye Devrimi'nde aktif rol aldığı için birkaç kez rejim tarafından tutuklanarak kitapları yasaklanan ve ifade özgürlüğü kısıtlanan şair, 2014 yılında Şam’dan göç ederek İstanbul’a yerleşti. Arkadaşları ve meslektaşlarıyla türlü mücadeleler veren Mahmoud Al Taweel, duygu ve düşüncelerini tüm samimiyetiyle Sanat Online ile paylaşarak iki yıldır yaşamakta olduğu ülkemizdeki meslektaşlarına yönelik duyarlılığına değindi.

Röportaj esnasında Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd.Prof.Dr. Mehmet Hakkı Suçin ise tercüme ile bize eşlik ederek röportajımızı mümkün kıldı.

mahmudaltaweel

Yaşadığınız coğrafyanın, doğup büyüdüğünüz toprakların sizin üzerinizdeki etkisi tartışılmaz olsa gerek; peki edebi hayatınızdaki ve kaleminizdeki etkisini öğrenebilir miyiz?
Ben Arap-İslam kültürünün hakim olduğu bir ailede büyüdüm, dolayısıyla bu ailede Arap-İslam tarihinin, düşüncesinin ve mitolojisinin etkileri çok fazlaydı. Sonrasında da insanlarla olan tartışmalarımda ve işlediğim temalarda da hep bu konular yer aldı. Tabi ki kullanılan bu dil, belagat, söylem, retorik benim de dil melekelerimi geliştirdi ve bu da edebi hayatıma yansıdı. Fikri ve edebi açıdan bütün bunlar hayatımın yapı taşlarını oluştursa da içerik olarak benim bu şekilde yetişmem ben de otoriter uygulamalara karşı daha fazla özgürlük ve umut isteği ile daha derin bir kültür oluşturdu. Dolayısıyla da bu iki özellik hep birbirini tamamlayıcı özellikler oldu.

2014 yılına kadar ülkenizde sürdürdüğünüz yazın hayatınıza, yaşadığınız zorluklardan sonra Türkiye’ye gelerek burada devam ettiniz. Fakat şuan bizim ülkemizin gündeminde de akademisyenler, basın mensupları, yazarlar ve şairler üzerinde uygulanan baskı ve kısıtlamaların tartışması söz konusu. Zamanında aynı sıkıntıları yaşamış biri olarak Türkiye’nin şuan ki durumunu nasıl değerlendirirsiniz?
Bu konuda iki şey söyleyebilirim; yazarların ve aslında tüm yaratıcı insanların özgürlük sınırları bir yerden başka bir yere değişkenlik gösteriyor. Türkiye’de şuan sizin “özgürlüklerin kısıtlanması” olarak yorumladığınız seviyeye gelmek, Suriye’de o zamanlar bizim düşümüzdü. İstanbul’da hükümete karşı yapılan gösterilere tanık oldum, hatta bu son darbe girişiminden öncesine kadar gözlemlediklerim sonucunda diyebilirim ki; Suriye’deki yönetim eğer buradaki yönetim gibi muamele etseydi göstericilere ve halka, orada yaşanan katliamların çoğuyla karşılaşmazdık. İkincisine gelirsek, ifade özgürlüğünden dolayı içeri girmiş birisiyle hangi ülkeden olursa olsun, benim gibi düşünmese bile, dayanışma içerisinde olurum; çünkü ifade özgürlüğü insani bir değerdir. Kendini ifade ettiği için hapse atılan bir kişinin yanında olmamak düşünülemez. Ben de üç defa tutuklandım, konuştuğum için tutuklandım ve arkadaşlarımın çoğu da işkence gördüler. Ben bunların hepsine tanık oldum.

mahmudaltaweel

Bu cevabınızın ardından size son olarak biraz farklı, sembollü bir soru sormak istiyorum. Kendinizi bir kuş olarak görseydiniz, nasıl bir gökyüzünde uçmak isterdiniz?
Eğer bir kuş olsaydım, kafeslerin ardındaki diğer tüm kuşları ziyaret eder ve onlara, yerlerinin dışarısı olduğunu söylerdim. Sonrasında da onların özgür kalmalarını sağlamak için elimden geleni yapardım.

Sizin eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?
Sorularınızdan ve ilginizden çok etkilendim, özellikle de Türkiye’de kendi fikirlerini dile getirdikleri için tutuklanan insanlar ve meslektaşlarım beni çok etkiledi. Bir kez daha gerçek bir sorumluluk ve vicdanla karşı karşıya olduğumu anladım. Hatta onlar için şimdiye kadar fazla bir şey yapamadığımı fark ettim, umarım ileride onlara ulaşma imkanım olur.

Ben de kendi adıma size çok teşekkür ederim, içten yanıtlarınız ve hassasiyetiniz için. Umuyorum ki kaleminizi daha özgürce kullanacağınız günleri ileride hep birlikte görebiliriz..

 

 

TAKVİMİ GÖR

Konser, Sergi, Sahne Şovu, Tiyatro... Nerede? Ne Zaman? Şehirde Ne Varsa Hepsi Burada !

SanatOnline.Net e-posta aboneliği

Sanatsal etkinliklerden haberdar olmak ve sanat haberlerini almak için e-posta hesabınızı bırakabilirsiniz.