Grandbrothers XJazz'da!

grandbrothers

Röportaj: Yiğit Kaytmaz

Üniversite yıllarında tanıştınız ve daha sonra Grandbrothers’ı kurdunuz. Bu hikayeyi bir de sizin tarafınızdan dinlemek istiyorum.

İkimiz de 2007’de Düsseldorf’taki Institute for Music and Media’da başladık ve hemen arkadaş olduk. Her yıl sadece yaklaşık 20 öğrenci kabul ediliyor ve bu sebeple hızlıca tanıştık ve hem birlikte zaman geçirmeye hem de farklı projeler üzerinde çalışmaya başladık. 2011’de birlikte müzik yapmayı denedik. Farklı grand pianolara erişim şansımız vardı ve bu sayede piyano üzerinde deneysel çalışmalar yapmaya başladık. Böylelikle Grandbrothers’ın temeli atıldı. İlk konserimizi okulda yaptık ve geri dönüşler o kadar iyiydi ki devam etmemizi açıkça gösteriyordu. Aslında ilk denemelerimizi ve çalışmalarımızı üniversitenin bodrumundaki eski laboratuarda yaptıktan sonra şimdi seyahat ederek daha çok insana ulaşmamız çok havalı ve gerçekten çok eğlenceli bir durum.

Grandbrothers ismi nereden geliyor?

Aslında burada bir kelime oyunu var. Grand, “Grand Piano”dan geliyor, brothers ise, her ne kadar kardeş olmasak da iyi anlaşıyoruz ve birlikte çok zaman geçiriyoruz. Kısaca hikayemiz böyle.

Müzikal bağlamda ilham kaynaklarınız nelerdir? Daha önce okuduğum bir röportajda özellikle senin müzikal tarzının ilk dönemde Master of Puppets gibi albümlerden etkilendiğini okumuştum. Bunun yanında Düsseldorf, müzikal yaklaşımınızı nasıl etkiledi?

Açıkçası ben her şeyden ilham alınabileceğini düşünüyorum. En azından müzik dinleme ve müzik üretim sürecine doğru giden yolda ilham alıyorum. Evet, Metallica, 15 yaşımdayken kahramanlarımdı. Gitar, davul ve bass çalmayı öğrenmemde etkileri oldu. Bunların hiçbirini direkt olarak müziğimize almıyoruz fakat doğal olarak istemdışı bir biçimde müziğimizin içine geliyor. Jazz, Hip Hop, klasik müzik, minimal müzik, tekno… bunların hepsini bir potada eritiyoruz ve bu tür müziklerden çok şey öğrenerek kendi müzikal dilinizi ve kimliğinizi oluşturmak için kullanabilirsiniz.

Düsseldorf’un elektronik müzik ortamında çok köklü bir geçmişi ve önemli bir etksi var. Düsseldorf’taki bazı müzisyenler de bizimle benzer kulvarda ilerliyor. Örneğin Hauschka birlikte çalmaktan keyif aldığımız gruplardan biri. Dediğim gibi bu ilham kaynaklarını doğrudan bünyemize almıyoruz, ama bu yolculuğumuzun başından beri bize eşlik ediyor.

Teknoloji ve klasik müziği bir araya getiriyorsunuz. Bu yaklaşım müzik tüketim alışkanlıklarına da yansıyor. Apple Music, Tidal ve Spotify gibi platformlar çıktı karşımıza. Öte yandan Dilation’ın plak edisyonu bazı mağazalarda çoktan tükenmiş bile. Bunu bekliyor muydunuz? Bu yeni müzik tüketim alışkanlığını nasıl değerlendirirsiniz?

Bence bu gibi platformlar müzikseverler için harika çünkü istediğiniz zaman istediğiniz müziği dinlemenizi sağlıyor. Öte yandan bunun bütün paydaşları nasıl etkileyeceğini görmek lazım. Kimsenin zarar görmemesi gerek. Bizce teknoloji çok önemli bir araç ve müziğe herkesin erişimini ve insanlarla etkileşime girmenizi sağlıyor. Daha sonra etkileşime girdiğiniz insanlar konserlerinizi takip edebilir ve orada zaman geçirebilirler. En kusursuz senaryo bu olabilir herhalde.

grandbrothers

İnsanlar, plaklara geri dönüş yapıyor ve bizim deneyimlediğimiz de bu. İnsanlar ilk uzunçalarlarını alıyorlar ve tekrar tekrar dinliyorlar. Bizim plaklarımızın bazı bölgelerde yok satması elbette büyük bir başarı çünkü bunu beklemiyorduk.

Enstrüman tercihleriniz ve sistemleriniz nasıl?

Grand piano kullanıyoruz ve Lukas da bir takım yazılım ve kumanda kullanıyor. Ableton Live ve Max /MSP esas kaynaklarımız. Fakat bunların yanı sıra MIDI kontrol, düğmeler ve hatta iPad bile kullanabiliyoruz. Setup’ımız şu şekilde, bir grand piyano ve içinden çıkan birçok kablo ve elektronik aparat var. Lukas’ın masasına bağlı kablo ve elektronik parçalara bağlı çekiçler yer alıyor. İnsanlar kullandığımız enstrümanların ve sistemlerin konser sonrasında fotoğrafını çekiyor ve bize soru soruyorlar. Onlarla sohbet etmek çok keyifli oluyor.

Dilation için aynı zamanda bir yazılım ve sistem geliştirdiniz. Lukas elektromekanik sistemler kullanarak dizüstü bilgisayarıyla bunları yönlendiriyor. Yazılımı ve sistemi tamamlamak ne kadar sürdü? Üstelik böyle bir sistem geliştirmek, müzik üretmekten daha mı zorlayıcı oldu?

Evet, piyano çalmanın yanı sıra müziğimizi etkileyen iki şey daha yapıyoruz. Bunlardan birincisi az önce bahsettiğin elektromekanik çekiçler. Bunlar piyanodaki tellere, metal ya da tahta parçlara vuruyor ve içinden geçen akımla kontrol edilebiliyor. Bunların yoğunluğu Lukas’ın programladığı bir sistemle iPad üzerinden kontrol edilebiliyor. Gerçekten çok garip bir sistem ama işe yarıyor!

Bir diğer unsur ise live-sampling. Piyanodan çıkan her ses kaydedilip, hızlı, yavaş, başka bir tempoda ya da tersten çalınabiliyor… Bunu da Lukas programladı. Müziğimizde duyduğunuz bazı sesler synthesizer gibi duyulabilir ama aslında bunların hepsi grand piyanodan geliyor. Bunu yapmak çok uzun sürdü ve henüz tamamlanmış değil. Her zaman yeni fikirlerimiz var ve bütün bunların hepsi devam eden bir süreç.

grandbrothers

Bildiğim kadarıyla İstanbul’a konser için ilk gelişiniz. Sahnede beklentileriniz ve plalarınız nedir? İstanbul’daki müzikseverler için sürpriziniz var mı?

Evet, ilk defa geliyoruz ve çok heyecanlıyız. Türkiye’deki müzikseverlerin nasıl tepki vereceğini görmek için sabırsızlanıyoruz. Ben yarı Türk’üm dolayısıyla benim için de çok özel. Bence müziğimizde ritim çok önemli bir yer tutuyor ve bu Türk müziğinde de aynı şekide. Dolayısıyla seyircinin bunu beğeneceğini düşünüyorum. Öte yandan Türkçe bir şarkı üzerinde çalışıyorum onu da bir şarkının içine yedirmeyi planlıyorum. Bakalım seyirciler bunu fark edecek mi.

Grandbrothers’ın gelecek planları neler? Yeni bir yazılım ve teknik üzerine planlar var mı?

Her zaman yeni fikirlere açığız ve dolayısıyla daha çok zaman harcayacağız. Bu yıl içinde çıkacak yeni albümümüz için yeni birr makine geliştirdik ve bunu da var olan setup’ımızın içine eklemeye çalışıyoruz. Albüm yayınlandıktan sonra tekrar turneye çıkıp işlerin nasıl gittiğine bakacağız. Mümkün olduğu kadar çok yeri dolaşmayı planlıyoruz ve umut ediyorum ki Türkiye’ye tekrar gelebiliriz.

Görsel 1: Grandbrothers, Fotoğraf: Benedikt Schnermann
Görsel 2: Grandbrothers, Fotoğraf: Mischa Lorenz
Görsel 3: Grandbrothers, Fotoğraf: Benedikt Schnermann

TAKVİMİ GÖR

Konser, Sergi, Sahne Şovu, Tiyatro... Nerede? Ne Zaman? Şehirde Ne Varsa Hepsi Burada !

SanatOnline.Net e-posta aboneliği

Sanatsal etkinliklerden haberdar olmak ve sanat haberlerini almak için e-posta hesabınızı bırakabilirsiniz.